çalışma hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çalışma hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2015 Çarşamba

Çalışanıma Ülkeme Yazık Değil Mi?





İşçi sendikalarının, çalışanın nakli,görevde yükselmesi,eğitim durumlarına göre yevmiye’ye ek katkı  gibi konulara gelecek ufukları  misyonları yok.Varsa yoksa üyelik aidatı ve makam!
Şubeniz de trilyonluk usulsüz işlemler yapılırken Secdeye nasıl gittiniz? Hiç mi Allahtan hicap duymadınız?

Memur sendikaları sanki çok mu iyi?  Kocaman hayır!

Sendika hükümetler ne verirse değil,çalışanın şartlarının iyileştirilmesi ve sosyal kazanımlarının artırılması konusunda yaptığı kazanımlar ölçü değil mi çalışanlar için?

Yıllardır taşeron sistem üzerinden insanlar köle gibi çalıştırılırken pasif seyreden Sendikalar,çıplak maaşı  izne çıkmaya yetmeyecek diye senelik izne çıkamayan çalışanlar varken,emekli olduğumda 1100 tl maaş ile nasıl geçineceğim diye kara kara düşünen memur çalışanlar varken,siz Sendika yöneticilerinin nasıl vicdanları rahat durdu duruyor? Hak alırken haksızlıklara sükut etmeye ne kadar devam edeceksiniz? Altınız da makam araçları ve sekretaryalarınız mı sizi ahirette kurtaracak?

Şimdiler de davaları kazanıyor diye hükümet ile masaya oturup, aidat kazanma derdine düşmüşler!
3 milyon işsiz var ülkemde! 2 milyona yakın taşeron çalışan insanım var.
3 yıldır karayolu taşeron işçileri davaları kazandığı halde hakları verilmiyordu.2015 yılında yargıda tekraren karar tescillenince mecburen sendikalar ve hükümet çözüm arayışına girdi. Karayolu taşeron arkadaşların sayısı 8000 ve kadrolu işçi olmaları kanunen zorunlu hal aldı.Kanunlar uygulanır inşallah diyorum!

Yama uygulama ve kanunlar ile ayak sürürcesine kerhen yapılan personel düzenlemeleri,sonunda patladı ve yürütülemez hal aldı.Taşeron çalıştırma,4/C,4/B,4/D ,4924,5620,399,4857 … Yaz yaz bitmiyor ki!

Yazık ülkeme insanıma!

Bizler istedik ki bu karmaşık yapıda çözüme ve tedaviye öncü olalım.Hem hükümet hem muhalefet hem de sivil toplum kuruluşları ziyaretlerinde nitelik vasıf kazanmış üniversite mezunu işçiye memuriyet ihdası verilmesi akla uygun ve uygulanması personel rejimine de katkı yapacağı taraflarca belirtildi.Sonuç mu 3 yıldır KHK veya Torba yasa da olmadık konulmadık!
#universiteliisciler konusunda hükümet adım atmadı  şuana kadar.

Personel reformunun lokomotifi olacak bu adım atılmayarak aslında Çözümün değil  günün
ve çözümsüzlüğün tarafı olmayı seçmişlerdir. Umarım son anda basiret gösterirler.

Hak için mücadele edene eyvallah diyorum fakat bir soluğa sahip olacak güçte olmayan
İnsanlar bu dünya için FIRILDAK olmaya gerek var mı?

*yukarıda yazdıklarımda; hak kazanımı ve mağduriyetler için mücadele eden sendika yöneticilerini tenzih ederim.

2 Şubat 2015 Pazartesi

Başbakanım Çalışma Hayatı Reformunu Birlikte Yapalım!

 
Yıllardır yazıyor, anlatıyor, konuşuyoruz fakat hâlâ çözüm adına net adımlar göremiyorum. 

Gazete ilanları, köşe yazıları, tv ekranlarında anlatılmamız memur sendiklarının başkan ve Yardımcıları ile birebir görüşmelerimiz,TBMM ziyaretlerinde iktidar, muhalefet vekil ve başkan Yardımcıları ile görüşmelerimiz, twitter, facebook`da davamızla alakalı paylaşımlarımız, ilgili bakanlıkların üniversiteli işçiler için çalışma var söylemleri, 
Sn.Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan`ın 2014 KPDK da anlaşılan konuları çözün talimatı... 

Görüyorsunuz vatan millet meselesi olmayan bu mağduriyet için sarf edilen enerjiye keşke gerek kalmasa idi dedim çoğu kez. 

Gaziantep'ten geçenlerde bir mail aldım. Bu maili defalarca okudum.Çünkü hem mobbing hemde İtibarsızlaştırma vardı arkadaşın Yaşadıklarında. 

Bu maili yollayan arkadaşım eğitim fakültesi mezunu bir öğretmen. Gaziantep'te bir kamu kuruluşunda diğer çalışanlar gibi Anayasanın 128. Maddesinin kapsamında görev yapıyordu.
Müdür veya şef isteğine göre bu bayan arkadaşıma işçi kadrosunda olduğu için temizlik yaptırmak, Çay servis yaptırmak gibi uygulamalara maruz kaldığını anlatıyordu. Kars'tan arayan bir teyzenin kızı da aynı durumda olduğu aklıma geldi bu satırları okurken. 

Eskiden imam hatip okuyana şöyle derlerdi ;Git imam ol üniversite okuyacak içinse ilahiyat yaz derlerdi. Kalıp beyinler ve statüko böyle istiyordu. 
Şimdi bazıları da "işe işçi girmişsin, doktora da yapsan işçisin işte" diyorlar. 

Üniversiteli işçiler ne makam sahiplerinin ne de birilerinin iltimasına ihtiyacı olmadığı gibi, bir başka vatandaşın hakkına girecek fiili adımı talep etmeyecek kadar onurlu ve hakşinastırlar. 

Ülkemizin personel reformuna ihtiyacı vardır. Bunu adil şekilde başlatacak tek hareket üniversiteli işçiler platformu üyelerine memuriyet ihdası ile olacaktır. 

Eğitimlinin, vasıflı ve azmin adı olan üniversiteli işçiler için atılacak adım, Türkiye'mizin çalışma hayatına olumlu olarak güneş gibi hakiki kanunsal düzenlemeler yapılmasına vesile olacaktır. Örneğin çalışan kavramı netleşecek, Memur işçi kavramı tekrar tanımlanacak, sendikaları sosyal olarak adımlar atmaya yöneltecektir. 

Ülkemizin yetişen, kendini geliştiren insanımız,üniversiteli işçiler platformu üyeleri artık hükümetimizden Khk bekliyor. Mağduriyet bitecek, vatandaşımız gülecek, ana-babalar bak evlat  okuyuna değer var, Oku  diyecek. 

Sn Başbakanım haydi birlikte bu reformu gerçekleştirelim inşallah! 

Üniversiteli işçiler platformu 
İstanbul temsilcisi 
Musa Kocakiren

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Üniversiteli İşçiler Headline Animator